Sınava Hazırlanan Çocuğun Anne Babasına Öneriler

Sınava hazırlanan bir öğrencinin anne ve babasına önemli görevler düşmektedir. Anne ve babaya düşen önemli görevler, ailenin bütçesinin sınırlarını zorlayarak çocuğuna en iyi eğitim imkânlarını sunmak ve ona uygun çalışma şartlarını hazırlamakla sınırlı değildir. Çocuğunuzun başarısını etkileyen en önemli nedenlerden birisi, ailenin yaşantı ortamı ve tutumudur. Çocuklarınız adına yapacağınız kimi küçük özveriler, onları başarılı yapacak ve mutlu kişiler olarak topluma katılmalarını sağlayacaktır.

Sınav kaygısı;
sınav öncesinde öğrenilen bilginin, sınav sırasında etkili bir biçimde kullanılmasına engel olan ve başarının düşmesine neden olan yoğun kaygı halidir. Diğer bir tanımla sınav öncesi ve sırasında kişinin bildiklerini ortaya koymasını engelleyen, hatta sınav sonrasında bile devam eden aşırı heyecan halidir. Tabi burada şuna dikkat edilmelidir. Sınavdan önce heyecanlanmakla sınav kaygısı aynı şeyler değildir. Sınav kaygısı başarı için bir güç olarak kullanılabilir. Kontrol edilebilir düzeydeki sınav kaygısı kişiyi başarılı olmak için kamçılar.
   
Sınav kaygısını ortaya çıkaran ya da yoğunlaşmasına neden olan olumsuz, gerçekçi olmayan düşünce ve inançlarımız performansımıza, fizyolojik tepkilerimize, başkalarına ve olası sonuçlara ilişkin olumsuz beklentiler olarak ortaya çıkmaktadır.

    Çocuğunuzun bu gibi akılcı olmayan düşüncelerine örnek verecek olursak;

    Bu sınavda başarılı olamayacağım

    İyi değilim yetersizim, çalışmadım işte

    Sınav anında ellerim titreyecek, karnım ağrıyacak

    Süre yetmeyecek

    Gözüm bulanacak, soruları okurken dikkat edemeyeceğim

    Ellerim titriyor ben ne yapacağım şimdi

    Herkes benden daha iyi not alacak

    Eğer bu sınavı geçemezsem hayatım biter-okuldan atılırım

    Çevremdeki insanlar da artık bana güvenmeyecek

    Çocuğunuzun Sınav Kaygısı Yaşayıp Yaşamadığını Nasıl Anlarsınız?

    Bunu anlamanız çok kolay olmayabilir. Eğer çocuğunuzun başarısında belirgin bir düşüş var ise, bir sorunu olabilir ve bu sorun sınav kaygısı da olabilir. Çocuğunuzun sınav kaygısı yaşayıp yaşamadığı ile ilgili bilgiyi kendisine ve öğretmenlerine sorarak araştırabilirsiniz.

1.    Çocuğunuz ders çalışmaktan rahatsızlık duyuyordur.

2.    Ders çalışmayı sürekli erteliyordur.

3.    Derslerle ilgili konuşmalardan kaçınıyordur veya geçiştiriyordur.

4.    Saatlerce ders çalışıyor, ancak çalıştığı konuyu anlamıyordur.

5.    Kendisinden beklenen başarıyı gösteremiyordur.


Peki, Sınav Kaygısında Anne ve Babaların Rolü Ne?

    Anne babanın model olduğu davranışlar çocuğun farkında olmadan benzer davranışları geliştirmesine sebep olur. Örneğin aşırı evhamlı, endişeli ya da karamsar anne ve babaların çocuklarının da bu davranışı kazanma ihtimali çok yüksektir.  Ayrıca çocuğa yönelik olumsuz tutumlar, temelinde iyi niyet olsa da çocukların kendilerine yönelik algısını olumsuz yönde etkiler. Buna hatalarını düzeltmek için onları sürekli eleştirmek, dayak gibi cezalar vermek, çocuğu yargılamak, yapabileceği şeyleri onun yerine yapmak, yani koruyup kollamak gibi davranışlar örnek gösterilebilir. Kendine güveni düşen çocuk, sürekli başarısız olacağını düşünecek, kaygı düzeyini yükseltecektir. Çoğu ebeveynde görülen kendi yapamadıklarını çocuklarında yaşamak isteği; kendisi üniversitede okuyamadıysa çocuğunun mutlaka üniversitede okumasını istemesi, bu yüzden de aşırı baskı yapması, kaygı düzeyini yükseltir, çocuğu gerer. Şimdi anne-babalar olarak neler yapabiliriz gelin birlikte görelim;

Çocuğunuza Evde Uygun Çalışma Ortamı Hazırlayın

Çocuğunuzun evde rahatça çalışabilmesi için, olanak ve yer hazırlayın. Durumunuz elverirse, masa ve iskemle alın. Ayrıca çalışma odası düzenleyin. Çantasını, odasındaki kitaplığını, yatağını kendisi düzeltmesini isteyin. Git gide bu işlere alışsın. Eğer ayrı bir çalışma odası düzenlemeniz mümkün değilse uygun odalardan birinde çalışma köşesi de düzenleyebilirsiniz. Çalışma odası mümkün olduğu kadar fazla sıcak veya soğuk olmamalıdır, iyi havalandırılmalı ve sessiz olmalıdır. Çalışma masası ve yüksekliği çocuğunuzun boyuna göre ayarlanmalıdır. Ders çalışırken müzik dinlemek, poster, afiş ve resimler dikkatin dağılmasına, öğrencinin hayal dünyasına kaymasına yardımcı olur. Bunun için en azından, öğrencinin dikkatini çeken nesneler ders çalışırken göremeyeceği yerlere asılmalıdır. Öğrenci çalışma masasını, sadece ders çalışırken kullanmalıdır. Belirli bir çalışma alanı ile çalışma davranışı arasında şartlı refleks türünden ilişki kurabilmek büyük önem taşır. Böylece çalışma masasına oturmak, çalışmaya başlamak için ‘uyarıcı’ rolü oynar ve çalışmayı başlatır. Çalışmaya başlamadan önce çalışma sırasında gerekli olacak bütün malzemenin el altında bulunması, dikkatte kopmalara yol açacak, kesintileri önlemek açısından yararlı olacaktır. Ayrıca çocuğa uygun çalışma ortamı bulunduktan sonra onun beslenmesine ve uyku alışkanlığına dikkat etmek gerekmektedir. Çocuk yeterli ve dengeli beslendiği zaman zihni sürekli açık olacaktır. Çocuğun uykusunu yeteri kadar alması sağlanmalı ortalama sekiz saat uyku uyması sağlanmalı.

Çocuğunuzun Kaygısını Artırmayın

Sınavlara hazırlanan bir öğrencinin yaşadığı kaygının iki sebebi vardır: Birinci sebep bütünüyle gerçek ve akılcı bir temele dayanır. Sonuçları hayatın akışını etkileyecek büyük bir yarışta yer alacak olmaktan kaygı duymak, doğal ve yerinde bir durumdur. Ancak ikinci sebep, birincisi gibi gerçek ve akılcı bir temele dayanmaz. “Anneme - babama ne diyeceğim?”, “Arkadaşlarımın yüzüne nasıl bakacağım?”, “Akrabalarımın önüne nasıl çıkacağım?”, “Tanıdıklarıma karşı mahcup olacağım?”, gibi düşünceler sınavlara hazırlanan öğrencinin kaygısını yükseltir. Her konuda olduğu gibi sınavlarda başarı için de belirli bir düzeyde kaygıya gerek vardır. Giriş sınavlarına hazırlanan bir genç çok ender rastlanabilecek çok az sayıda kişi hariç - öğrenme ve başarı için gerekli olan düzeyde kaygıya sahiptir. Öğrenmeyi, akıl yürütmeyi ve sınav başarısını olumsuz yönde etkileyen, temelinde öğrencinin kendine güvensizliği altında yatan; yüksek kaygıdır. Gencin kendisine güvensizliği ise önemli ölçüde anne ve babasının bilerek veya bilmeyerek uyguladığı eğitim ve yaklaşımların sonucudur. Anne-babanın çok küçük yaştan başlayarak yüksek başarı beklentisi, çocuğun hatalarını düzeltmek için onu eleştirmek, çocuğun dayak, hırpalama gibi cezalarla eğitilmesi, yargı ifadesi taşıyan olumsuz sıfatlarla nitelemek (haylaz, tembel, sorumsuz, dağınık, pısırık, yavaş, vb...) çocuğun kendine olan güvenini zayıflatır. Bunun sonucu ortaya çıkan kaygı, başarıya olumlu katkısı olmayan kaygıdır ve bununla başa çıkmak çok zordur. Çocukların sınava hazırlandıkları sırada anne-babalara düşen en önemli görev, çocuklarının çalışma isteğini artırmak ve onu çalışmaya teşvik etmek için kaygı yükseltici yaklaşımlardan kaçınmaktır. “Bu kadar çalışmayla kazanamazsın...” “Bu kafayla gidersen zor kazanırsın...” türünden yaklaşımlar genci çalışmaya teşvik etmez tam tersine, yükselen kaygı sebebiyle onu adeta “kıpırdayamaz” duruma getirir. Başka çocuklarda da bulunan üstünlükleri onda da görmek istiyorsak, bunları ona duyurma ya da sezdirmeyi yeterli saymalıyız. Sert davranışlar, geçici olarak çocuğa yön verirmiş gibi görünürse de sürekli gelişme ve başarıyı sağlamaz.

Çocuğunuzun Sınırlarını Zorlamayın

Kendi özlemlerinizle çocuğunuzun sınırları arasında gerçekçi bir denge kurun. Çocuğunuz girebilse fen lisesi okuyabilir veya kazanabilse tıp fakültesini bitirerek iyi bir doktor olabilir. Ancak çocuğunuzun kapasitesi binlerce kişi arasından sıyrılarak bu yerlere ulaşmaya yeterli olmayabilir. Bu iki durumu birbirinden ayırın ve içinizden çocuğunuzun “beceriksiz” olduğunu düşünmeyin. Çünkü bu düşüncenizi nasıl olsa hisseder veya duyar. Çocuğunuzun sınırlarını anlayabilmek için bir uzmanın görüşüne başvurabileceğiniz gibi, bu konuda kendiniz de gerçeğe çok yakın bir tahminde bulunabilirsiniz. Bunun için kullanacağınız ölçüt, çocuğunuzun okul hayatında ve okul dışı faaliyetlerinde göstermiş olduğu başarı düzeyidir. Çocuğunuz sınıfında ders başarısı açısından ön sıralarda yer alan, sosyal faaliyetlerinde girişken ve liderlik özelliği olan, belirli bir ders veya alandaki başarısı öğretmenlerinin veya çevresindekilerin takdirini kazanan biriyse ne mutlu size. Bu takdirde çocuğunuzla ilgili beklentilerinizi yüksek tutmakta gerçekçi sebepleriniz var demektir. Eğer çocuğunuz sınıflarını ‘ancak’ geçebildiyse, sınıfını geçerken çeşitli yardımlara ihtiyaç duyduysa, öğretmenleri kendisini, ‘Biliyor ama bildiğini ortaya koyamıyor ‘ , veya ‘ Çalışsa yapar, ancak çalışmıyor’ diye değerlendirdilerse, okul dışı hayatında dikkat çekecek hiçbir özel başarı göstermediyse, çocuğunuzun uyumlu bir insan olması ve meslek hayatında başarı göstermesi yine de mümkündür. Ancak okul veya üniversite seçiminde beklentilerinizi çok yüksek tutmamanızda yarar vardır. Bir cümleyle özetlemek gerekirse, çocuğunuzla ilgili beklentilerinizi kontrol edin ve ideallerinizin onun sınırlarını zorlamasını önleyin.

 Sınavda Başarılı Olamazsa Yaşayacağını Bir Ceza Gibi Göstermeyin
 
Bir düşünür, “Hayat büyük olayları beklerken arada geçen zamandır “ demiş. Bu sözden bir pişmanlık payı çıkartmak da mümkündür. Hayatı bir süreç gibi değil de, bir durum gibi görürseniz, önünüzdeki olayların önemini abartırsınız. Çocuğunuz istediğiniz veya kendi istediği üniversitenin giriş sınavında başarılı olamazsa, gideceği okulu bir ceza gibi göstermeyin. Çünkü gerçekten kazanamadığı takdirde alacağı eğitim, hayatı açısından yine de  büyük önem taşır. Bu eğitimi alabilmesi ve yararlanması ancak okulunu ve eğitimini sevmesiyle mümkündür. “...Eğer kazanamazsan, falan okula gidersin” veya “...Eğer...fakültesine giremezsen, filan fakülteye girer ancak filan olursun” gibi sözler onun gideceği okulu, yapacağı işi sevmesine imkân bırakmaz. Bu tür yaklaşımlar çocuğun hayatı ve kendisini sevmesini de engeller ve kendine olan güvenini temelden sarsar.
 
 
Ücretsiz ön görüşme yapmak için bizden randevu almanız yeterli olacaktır.

Sınav Koçluğu Eğitimi için ilgili detaylı bilgi için :

İzmir Sınav Koçluğu Eğitimi için 0(232) 422 59 540(232) 422 59 54 yada 0 (535) 667 32 240 (535) 667 32 24 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz veya İzmir Sınav Koçu tıklayabilirsiniz.
 
Denizli  Sınav Koçluğu Eğitimi için  0 (258) 213 0 999-  0 (532) 100 11 65  numaralı telefondan ulaşabilirsiniz veya Denizli Sınav Koçu tıklayabilirsiniz.

Antalya’ Sınav Koçluğu Eğitimi için 0 242 323 73 150 242 323 73 15 yada  0 (505) 445 15 31 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz veya  Antalya Sınav Koçu  tıklayabilirsiniz.

Muğla Sınav Koçluğu Eğitimi için  0(252) 213 00 98 - 0 (532) 100 11 65(532) 100 11 65  numaralı telefondan ulaşabilirsiniz veya Muğla Sınav Koçu  tıklayabilirsiniz.

Ankara Sınav Koçluğu Eğitimi için  0(252) 213 00 98 - 0 (532) 100 11 65(532) 100 11 65  numaralı telefondan ulaşabilirsiniz veya Ankara Sınav Koçu  tıklayabilirsiniz.

Sınav Koçluğu Sertifika Programı
Bu makale şu konularla ilgili olabilir :sınav - sınav kaygısı - -

Yorumlar