Sınava Hazırlık İyi Yapılmalı

Ülkemizde her yıl yaşanan sınav heyecanıyla birçok lise öğrencisi, hayallerine ve umutlarına ulaşmaya çalışıyor, geleceğini çiziyor. Ortak hedef ise, rakipleri geride bırakarak hep hayal edilen üniversiteye ve bölüme girmektir. Bunun için öğrenciler sınav gününe kadar kendilerine bambaşka bir dünya kurup diğer insanlardan farklı bir hayat yaşıyorlar. Okul, dershane, özel ders demeyip bir de testlerle, denemelerle uğraşıyorlar ve günlerinin çoğu büyük bir kargaşa içinde geçiyor. Elbette tüm öğrencilerin hayali ümitlerini bir dahaki seneye ertelememek, iyi bir puan alıp istediği bölüme yerleşmektir.

Sbs, Ygs, Lys,   vb. sınavlara girenlerin sayısı her yıl bir önceki yıla nazaran artıyor. Sınava girecek olan herkesin aklında bir soru var:  "Acaba kazanabilecek miyim?" Bu sorunun beraberinde getirdiği endişeyle ve süreyi iyi kullanma konusundaki sıkıntıyla sınav daha zor hale geliyor ve başarı için başka gereksinimler ortaya çıkıyor.

Okullara, dershanelere gidiyor; üstüne bir de özel dersler alıyoruz fakat yine de istediğimiz sonuca ulaşamıyoruz. Acaba sorun bizde mi? Yoksa başkalarında mı? Bu süreç içinde yaşanan en büyük sorun aslında uzun süreli sağlanmaya çalışılan motivasyonun eksikliğidir. Sbs, Ygs, Lys, Kpss, Ales vb sonrası yorumlar içinde en çok karşılaştığım yorum şudur: "Çok çalıştım, deneme sonuçlarım da çok iyiydi; sınav esnasında çok heyecanlandım ve hiçbir şey yapamadım."

  Bu sınavlara hazırlık süreci 2-3 yıl öncesinden başlıyor. Sınavlara girecek tüm öğrenciler çok büyük endişeler içindedirler. Hepsi de çok heyecanlı ve korkuyor; bütün yıl boyunca harcanan emeğin boşa gitmesinden, sınava tekrar hazırlanmaktan istisnasız hepsi korkuyor… Halbuki insan isterse başarır, bu yüzden korkulacak hiçbir şey yok. Bunu kabul edin ve rahatlamaya çalışın.

Bir yıl boyunca çok yoğun çalıştınız, birçok şeyden fedakârlık yaptınız. Dershaneyle okulu bir arada götürmeye çalıştınız ve kimi zaman da özel dersler aldınız; ancak hâlâ endişe içindesiniz. Sebebini ise bilmiyorsunuz. Sınavlar  sonrası ile ilgili hiç hoşunuza gitmeyecek görüntüleri düşünüp sınavı kazanamayacağınıza dair endişelerinizi artırıyorsunuz. Bir öğrencinin başarılı olması için en temel nokta motivasyondur. Eğer bir öğrenci motivasyonunu sağlayamıyorsa hedeflediği yere gelmesi olanaksızdır.

Motivasyon öğrencinin  hareketlerinin arkasında bulunan güçtür. Davranışa enerji sağlayan organizmanın içindeki ve çevredeki güçler olarak tanımlanır.

Motivasyon özetle “güçlü istek” demektir. Bir işi yapmak için içimizde duyduğumuz güçlü isteği motivasyon olarak tanımlayabiliriz. Motivasyon ne kadar güçlüyse, elde edilmek istenen şeyi başarabilme gücümüz o kadar aratar.
Aklımızdan geçenlerin tanığı yoktur. Onu sadece biz biliriz. Aşağıdakiler kendinizle ona iç konuşmalarınız..  
 
Motivasyonsuzluk bir öğrenciyseniz; Yani, şimdi bunu yapmak şart mı?

Güvensizlik  sorunu yasıyorsanız; Bilmiyorum, acaba yapabilir miyim?

Kaygıya ağır basıyorsa; Şimdi yapamazsam aileme ne derim? Herkes üniversiteye girecek ben kalacağım.

Kendinize  onal güveniz tam ise;   Kuşku yok, elbette yapacağım.

İYİ bir motivasyona sahipseniz ; Kazanmak mı? Ben derece yapacağım.

” İnsanlar kendileri ile iç iletişim halindeyken kendileri hakkında ne söylüyorsa, kendilerini nasıl görüyorlarsa ya da kendilerini nasıl hissediyorlarsa bunu yaşarlar. Bunlar yaşamlarının içinde büyük bir önem taşır.  Kısacası kişilerin güçlü ya da aciz olmasını belirler.

    Kişiler hayatta başarılı olmak istiyor; ama kendileri için negatif şeyler düşünüyorlarsa hayatta onlar için en iyi seçenek başarısızlık olur. Beyninizi bir kehanet oluşturmayacak şekilde programlarsanız “bunu yapmalıyım” dersiniz. Sinir sisteminiz, beyninize göndereceği mesajla istediğiniz sonucu almanızı sağlayacaktır.

    Kendiniz ile iç iletişimdeyken pozitif bir iç iletişim kullanmaya başlarsanız ve bu sizin bir parçanız olursa otomatik olarak pozitif davranışlarda bulunursunuz. Zihninizin bilgisayarı size zihninizin doğru şekline giden yolu ışık hızı kadar hızlı gösterir  

Sınava Hazırlık Aşamasında Motivasyonunuzu Azaltmayın!

Maratona çok uzun süre boyunca disiplinli bir şekilde çalışılarak hazırlanılır. Üniversite sınavını bir maratona benzetmek çok mu yanlış olur?

Zamanınızı çok iyi kullanmalı enerjinizi boş yere harcamamalı ve sonuçsuz çabalardan kendinizi korumalısınız.

En büyük rakibiniz, kendi yetersizlik ve alışkanlıklarınızdır.

Rakiplerinizin varlığını göz ardı etmeyin, ancak onlara da fazla odaklanmayın. İşinize bakın.

Sınava girinceye kadar, yapamayacaklarınıza değil, yapabileceklerinize odaklanın. Bunu alışkanlık haline getirin.

Nasıl olsa kazanırım, şansımda yaver gider, hiç belli olmaz gibi “kazanırım” tuzağına düşmeyin. Enerjinizi günlük, haftalık çalışmalarınız doğrultusundaki hedefe yöneltin.

Sınava Hazırlanırken Nasıl Test Çözme Becerisi Kazanılır?

    Soru çözülerek konu öğrenilmez. Soru konu öğrenildikten sonra çözülmelidir. Soru çözerek konuyu ne kadar bildiğinizi ölçmüş olursunuz.

    Çözdüğünüz sorular sizi sınavda başarıya götürecekse eğer gireceğiniz sınavda çıkabilecek türden ve o seviyede sorular ile çalışmalısınız.

    Mümkün olduğunca farklı soru tarzları çözmeli, farklı soru kaynaklarından yararlanmasınız.

    Sadece soru çözebilmek değil, bu soruları zamanında ve doğru çözebilmek sınavda belirleyici olandır. Bu nedenle soruları resmi süreye bağlı kalarak çözmelisiniz. Çünkü sınavda zamana karşı yarışıyor olacaksınız. Sınavlara hazırlanırken yapacağınız bu planlı ve düzenli çalışma sayesinde başarılı olabilirsiniz. Soru başına ayrılan süre, sayısal sorularda sözel sorulara göre biraz daha fazla olmalıdır. Tabii ki bu durum sayısal ve eşit ağırlıklı öğrencileri için geçerlidir.

    Her test çözümünde süre tutun ve teste başladığınız andan itibaren dış dünya ile iletişiminizi kesin.

    Her soru bir mantık içerir, soruyu okurken bu mantığı bulmaya alışın. Cevap bu mantığa göre bulunur.

    Soruyu etkin ve hızlı olarak bir kez okuyun.

    Yapmanız gereken hızlı okuma becerisi en etkin şekilde öğrenmektir. Böylece  okuma hızınızı ve anlama artacak ve test çözerken çok yararlı olduğunu göreceksiniz.

    Soruyu okurken içerisinde cevabı bulmanızda yardımcı olacak olan ipuçlarını bulun, altını çizerek belirginleştirin.

    Soru çözmek sizde bir alışkanlık haline gelinceye kadar her gün soru çözün.

    En iyi bildiğiniz soru kalıplarını kısa zamanda cevaplayıp, zorluk derecesi biraz yüksek olan veya bilmediğiniz sorulara daha fazla zaman ayırmaya çalışın. Eğer sınav öncesinde girdiğiniz her sınavda bu tür bir strateji uygularsanız, gerçek sınavda kendiliğinde bu şekilde bir strateji uygularsınız.

    Sorunun sizden ne istediğini düşünmelisiniz. Ne eksik, ne fazla, sizden istenen ne ise onu belirlemelisiniz. Bazı sorular çok kolay gelir ve cevabın böyle kolay olamayacağını düşünürsünüz. Bu nedenle altında başka şeyler aramaya başlarsınız. Buda sizi fazlasını düşünmeye zorlar. Basit soruyu, seçici soru haline getirmese de çoğu kişinin yanlış yapmasını sağladığından netleri belirler hale getirebilir. Eğer deneme sınavlarında bu düşüncelerden soyutlanmayı öğrenirseniz çok zaman kazanabilirsiniz.

    Soruyu yanlış okumak önemli sorunlar yaşamanıza neden olabilir. Olumsuz bir ifadeyi olumlu olarak okumak soruyu ve cevabı hatalı değerlendirmenize neden olabilir. İnsan bilinçaltı sayesinde ifadeleri olumlu yönde algılamaya eğilimlidir. Soruları cevaplamaya çalışırken yaşadığınız yoğunluk sebebiyle trans haline geçeceğinizden bilinçaltınız ön planda olacaktır. Bilinçli zihninizi soru formlarında altı çizili veya kalın yazı karakterli ifadelere daha dikkatli bakmak konusunda eğitmelisiniz.

    Soru içinde geçen ipuçlarından yararlanmayı öğrenmelisiniz

    Tüm şıkları okumadan doğru cevaba karar vermeyin. Sorunun sizden ne istediği önemlidir. Eğer iki cevap birbirine benziyorsa, cevap, ikisi de olmayabilir. İki şık birbirinin zıttaysa, bunlardan birinin doğru olma ihtimali yüksektir.

    Yanlış olduğuna kesin emin olmadığınız sürece ilk cevabınızı değiştirmeyin.

    Sınav öncesinde yanlış çözdüğünüz sorular olabilir, bunların sizin moralinizi bozmasına izin vermeyin. Sonucunu öğrendiğiniz her soru sizin kazancınızdır.

    Paragraf sorularında önce soru kökünü ve sonra soru paragrafını okumaya başlayın. Önce size verilenleri ve sizden istenenleri iyi belirleyin. Daha sonra şıkları incelerseniz doğru sonuca daha kolay ulaşırsınız. Paragraf sorularını çözmeye alışmak için çok sayıda paragraf sorusu çözmelisiniz.

    Paragraf sorularının en önemli özelliği cevabının paragrafın içinde gizli olmasıdır.

    Doğru cevaba daha kısa sürede ulaşmak istiyorsanız yanlış olduğuna inandığınız şıkları hemen eleyin. Kalan şıklar
üzerine düşünün.

    Çözemediğiniz soruları düşünerek stres yapmayın. Her öğrencinin çözemeyeceği sorular mutlaka çıkar.

    Sayısal sorularda işlemleri mutlaka kaleminizi kullanarak yapın.

    Unutmayın; insanı en çok geliştiren olan şey yaptığı yanlışlardır. Hayatta her konuda yaptığımız yanlışlar değer verilmesi gereken noktalarken test çözdükten sonra yaptığınız yanlışlardan dolayı moralinizi bozup sinirlenip yanlışlarınızı değerlendirmezseniz boşu boşuna soru çözüp zaman kaybetmiş olursunuz. Yanlışlar değerlendirilirse önem kazanır.

    Evde test çözerken ya da deneme sınavlarından sonra yaptığınız yanlışları dikkatsizlikten yaptıysanız eğer kendinize "bundan sonra demek ki daha dikkatli olmalıyım" şeklinde telkin verin. Bu şekilde bilinçdışı zihninizi sınava istediğiniz yönde hazırlamış olursunuz.

    Sınavın çok yaklaştığı zamanlarda, deneme sınavlarına ve "çıkmış sorulara" ağırlık verilmelidir. Deneme sınavları da bir oturuşta tıpkı sınavmış gibi çözülmelidir. Nasıl ki gerçek sınavda ara verilmeksizin 120 dakika süre içinde 100 sorunun çözülmesi istenmektedir; sizde deneme sınavını aralıksız 120 dakikada bitirmelisiniz.

    Deneme sınavlarında sürenin sonuna kadar kalmayı alışkanlık haline getirmelisiniz. Aksi halde gerçek sınavda da sıkılabilir erken çıkmak isteyebilirsiniz. Gerçek sınavda yapmanız gereken sınavın sonuna kadar bekleyip son dakikaya kadar süreyi etkili ve doğru kullanmanızdır.

    Planlı ve düzenli çalışmak ve istek başarının tek anahtarıdır.

    Her testte bilgi seviyesinin altında ve üstünde sorularla karşılaşabiliriz. %10’u çok kolay, %20’si kolay, %40’u normal, %20’si zor, %10’u çok zor şeklinde dağılımı olan bir sınav için “bu sene sınav çok zor olacakmış veya çok kolay olacakmış” şeklindeki söylentilere inanmak çok yanlış olur çünkü her sene sınav aynı zorluk veya kolaylık derecesinde olmaktadır. Sınavlar her biri kendine göre dağılım çizelgesine sahiptir her sene aynı oranlar dahilinde sorular hazırlanır.

    Hiçbir bilginizin olmadığı soruları boş bırakma alışkanlığını kazanmalısınız.

    Test soruları çözülürken falan kolay, falanı bilmiyorum diye geçiştirilmemeli bütün soru tipleri incelenmelidir.

    Test çözerken sorular tamamen bitirilmeden cevap anahtarı kontrolü yapılmamalıdır. Her sorudan sonra cevap anahtarı kontrolü yapılması sakıncalı olabilir. Mesela, ilk soruyu çözdünüz ama merak ettiğiniz için cevap anahtarına baktınız, cevap yanlışsa, moral bozukluğu yaşayabilirsiniz. Bir iki soruyu böyle yanlış cevaplarsanız çalışma azminiz ve konsantrasyonunuz bozulur. Diğer sorular yapabileceğiniz gibi olsa bile bakmazsınız. Daha da önemlisi sınavda sorunun cevabının doğru olup olmadığını kontrol etmek isteyebilirsiniz. Buda dikkatinizin dağılmasına neden olur. Cevap anahtarı kontrolünü en sona bırakmaya alışmalısınız.

    Deneme sınavlarıyla sıkı sıkı durumunuzu gözden geçirmeli yetersiz olduğunuz konularda hazırlıklar tamamlanmalıdır.

Sorun  Çözme Tekniği

Sorunlarımız bize yaşam gücü verir. Bunları sorun olmaktan çıkarıp, hedefimiz yolundaki basamaklar olarak baktığımızda, bakış açımızı fırsat çerçevesine göre ayarladığımızda hayat çok değişecektir. Bir sorunla karşılaştığınızda, “bunu kendim için nasıl kullanabilirim” sorusunu sormak çok iyidir. Bu durumun birçok örneğiyle karşı karşıya kalıyoruz.  
 
Nerden başlamalı?

Bir zen öğrencisi zen ustasına gitmiş: "üstadım, çok çalışıp aydınlanmak istiyorum. Ne yaparak başlamam gerekir, bu aydınlanma yolculuğuma? Bana yol gösterin."demiş. Bunu üzerine zen ustası öğrencisine sormuş: "yemeğini yedin mi?"

"evet" demiş öğrenci büyük bir şaşkınlıkla, aynı oranda da sevinmiş ona bir yol öğretecek diye.

"o zaman git tabağını temizle ve bulaşıkları yıka." demiş zen ustası ”aydınlanma yaşadığın temiz ve düzenli çevre ile başlar.”

ÇALIŞMA YERİMİZ NASIL OLMALI?

    Çalışmaya odanız her zaman düzenli olmalıdır. Dağınıklık hem zaman kaybı hem de dikkat dağınıklığına mal olabilir.

    Çalışma odanızda ilginizi çekebilecek objeler olmamalı, olması durumunda ise çalışma masanızın yakınlarında bulundurulmamalıdır. Televizyon, radyo, afiş ve posterlerden uzak bir çalışma odası idealdir.

    Masanız pencere kenarında veya pencereye doğru konumlandırılmamalıdır.

    Oda sık sık havalandırılmalıdır.

    Oturacağınız sandalye çok rahat olmamalıdır. Çekyat veya divan üzerinde çalışmamalısınız. Uzanarak ders çalışılmaz unutmayın.

    Odanız fazla sıcak ve karanlık olmamalıdır. Gürültüden uzak olmalıdır. Eğer gürültüyü engelleyemiyorsanız hafif bir
enstrümantal müzik ile gürültüden korunabilirsiniz.

    Masanızı duvara doğru konumlandırırsanız başınızı kaldırdığınızda çok fazla dikkatini dağıtacak objeyle karşılaşmazsınız.

    Çalışma masanız oturduğunuzda sizi ders çalışmaya sürüklemelidir.

    Çalışma sırasında kullanılacak malzemeler masanızda elinizin altında hazır bulunmalıdır.

    Evinde çalışma için ortam bulamayanlar kütüphane veya dershanelerin etüt salonlarında çalışmayı denemelidirler.

    Aynı yerde yapılan çalışma, kişiyi ortama alıştırır ve dikkatin dağılmasını önler. Eğer bir çalışma odanız yoksa evin bir odasının uygun bir köşesini çalışma köşesi olarak ayarlayabilirsiniz.

    Çalışma masanızın karşısındaki duvara, istediğiniz üniversite veya bölümü size hatırlatacak bir resim veya bir yazı asarsanız, bu sayede her gün onu görerek amacınıza odaklanmanız kolaylaşacaktır.

        Sınavdan önce ders çalışırken ruhsal durumumuzu nasıl değiştirebiliriz?

    Canınızın ders çalışmak istemiyor olabilir. Siz yinede bir kitap bir kalem alarak masanızın başına geçin. Ders çalışmaya başladıktan sonra isteğinizin geleceğini göreceksiniz.

    Çalışmak için önceden süre belirlemelisiniz. Sıkılıncaya kadar çalışmak bir sonraki çalışma zamanınızın verimini çalar.

    Sevdiğiniz dersler kadar sevmediklerinize de önem verin, duygusal davranmayın.

    Okuduğunuz metinlerdeki vurgulanmış bilgilerin altını çizin. Bunlar ipucu niteliğindedir. Dikkatinizin toplanmasını sağlar.

    Özellikle uzun paragraflarda bütünü anlayana kadar ana fikri kaçırabilirsiniz. Bu nedenle paragrafın sonuna hızlı bir şekilde göz atın. Uzun olması moralinizi bozmasın. İpucu çok olan soru daha kolaydır. Paragraf soruları sizi sevindirmeli, kesin doğru çözdüğünüz sorular olacaktır.

    Renkli kalem kullanmak çalışmayı daha zevkli hale getirir. Sınavdan önceki çalışmalarınızda renkli kalemler kullanırsanız. Beynin sağ ve sol lobunu aynı anda kullanarak bilgileri daha kalıcı öğrenmeyi sağlarsınız.

    Motivasyonunuzun en verimli olacağı saat 10.00 – 15.00 arası olarak belirtilse de bu zaman dilimi herkes için farklıdır.

    Ders çalışırken hayal kurduğunuzu fark ederseniz hemen kalkıp dolaşın.

    Deneme sınavlarına gereken önemi vermeli ve kendinize gerçek bir sınav ortamı yaşatmalısınız bu sayede sınav heyecanını büyük oranda yenebilirsiniz.

    Soyut bilgileri, somut bilgilerle bağlantı kurarak derinleştirmeye ve öğrenmeye çalışın. Bu soruya yoğunlaşmanızı sağlar.

    Yığılmış dersleri gördükçe ümidinizi ve inancınızı kaybedip motivasyonunuzun düşmesine neden olabilirsiniz. Çalışma zamanınızı planlamada esnek olun.

    Sınavda karşılaştığınız zor soruların cevabını bulmak için takılıyorsanız; daha sonra geri dönmek üzere o soruyu geçin. Bu tür sorular motivasyonunuzu düşürür. Sizi ümitsizliğe sürükler.

    Sınav anında ne kadar zamanınızın kaldığına odaklanın. Bu size umut verecektir.

    Her uykunuz geldiğinde uyumayın, uykusuzluk ve yorgunluğun baskısı yüksekse uyuyun, duş alın ya da dinlenin. Gerekirse C vitamini, neskafe veya çay gibi uyarıcılarla takviye alın. Ancak uykusuzluğu çok fazla abartmak sinir bozukluğuna ve dikkat eksikliğine neden olabilir. Buna da dikkat etmelisiniz.

    Bir konuya çalıştıktan sonra o konuyla ilgili soru çözmek konuda ne kadar yol kat ettiğinizi göstereceğinden sizi olumlu yönde motive eder.

    Ders çalışırken görme alanınızı daraltın. Mesela kasket takın veya duvara dönük çalışın. Böylece görme alanınızı çalışacağınız derse daha kolay odaklayacak ve çok daha kolay öğreneceksiniz.

    Her gün uykudan uyandığınızda bulmaca çözün. Bulmaca çözmek sağ ve sol beyninizi aynı anda çalıştırdığı ve aralarındaki koordinasyonu hızlandırdığı için daha çabuk ayılmanızı ve dikkatinizi kolay toplamanızı sağlar.

    Bir günde tek bir ders çalışmaktansa, birden fazla dersi aynı gün takip eden aralarda çalışmak sıkılmanızı engelleyeceği gibi beyin jimnastiği olur.

    Ders çalışırken sabırlı ve düzenli olmalısınız.

Deneme Sınavları neden önemlidir?

Deneme sınavları, sizin kendi kendinizi değerlendirdiğiniz sınavlardır. Eksiklerinizi ve yeterliliklerinizi göreceğiniz bir sınavdır. Deneme sınavlarını çok önemsemeli ancak sizi geliştireceği unutulmamalıdır. Gereken dikkati göstererek çözmelisiniz.
 
Deneme sınavlarında öncelikle zamanı etkili kullanmayı öğrenmelisiniz. Eğer soruları erken bitirirseniz cevaplarınızı kontrol edebilirsiniz. Deneme sınavlarında zamanı nasıl kullandığınızın göstergesidir. Eğer tüm soruları yetiştiremiyorsanız bu sizin canınızı sıkmamalı, her sorudan emin olarak geçiyorsanız, sınav sonucunda tüm soruları cevaplayıp cevaplamadığınız değil, ne kadar netiniz olduğu size sınavı kazandıracak.
 
Deneme sınavlarında testlerin çözüm sırası kişiden kişiye değişir. Sevdiğiniz dersten başlayarak konsantrasyon ve motivasyonunuzu arttırmalısınız. Önemli olan kendinize uygun sıralamayı bulmanız ve sınavda ideal sıralamanıza uygun hareket edin.
 
Yazan : CEMAL KONDU

İletişim: cemalkondu@hotmail.com


Ücretsiz ön görüşme yapmak için bizden randevu almanız yeterli olacaktır.

Sınav Koçluğu Eğitimi için ilgili detaylı bilgi için :

İzmir Sınav Koçluğu Eğitimi için 0(232) 422 59 540(232) 422 59 54 yada 0 (535) 667 32 240 (535) 667 32 24 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz veya İzmir Sınav Koçu tıklayabilirsiniz.
 
Denizli  Sınav Koçluğu Eğitimi için  0 (258) 213 0 999-  0 (532) 100 11 65  numaralı telefondan ulaşabilirsiniz veya Denizli Sınav Koçu tıklayabilirsiniz.

Antalya’ Sınav Koçluğu Eğitimi için 0 242 323 73 150 242 323 73 15 yada  0 (505) 445 15 31 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz veya  Antalya Sınav Koçu  tıklayabilirsiniz.

Muğla Sınav Koçluğu Eğitimi için  0(252) 213 00 98 - 0 (532) 100 11 65(532) 100 11 65  numaralı telefondan ulaşabilirsiniz veya Muğla Sınav Koçu  tıklayabilirsiniz.

Ankara Sınav Koçluğu Eğitimi için  0(252) 213 00 98 - 0 (532) 100 11 65(532) 100 11 65  numaralı telefondan ulaşabilirsiniz veya Ankara Sınav Koçu  tıklayabilirsiniz.

Sınav Koçluğu Sertifika Programı

Bu makale şu konularla ilgili olabilir :sınav - sınav kaygısı - -

Yorumlar